pazar ertesi:)

2007-01-15 09:16:00

      Hafta sonum, çalışan bir bayanın hafta sonu gibi geçtiJ Yine de evde uzun süre olabilmek güzeldi. İki gün de fazlaca uyuyarak 10 gibi kalktım kahvaltı hazırladım, sonra minik kelebeğimi uyandırmadım, eşimle kahvaltı yaptık daha sonra kızımı doyurdumJ Cumartesi günü Pendik/Mehmet Akif Ersoy sanat merkezinde Mevlananın Mesnevi semineri varmış, hep beraber oraya gittik, girmek ne mümkün bizim ufaklık dolaşacak, havayı da güzel buldu salına salına gezecek, napalım babamıza izin verdik seminer katılsın diye biz de hanımefendiyle daldık Pendik pazarınaJ Pazar bulunca dalacaksın.. Birkaç parça giysi ve meyve aldıktan sonra evimize döndük sağ salimJ Bu arada Brüksel lahanası aldım ilk kez açıkçası şüpheliydim lezzetinden.. Ben tesviye ediyorum çok lezzetliydi gerçekten deJ Gerçi ben yemek seçmem özellikle sebze çeşitlerine bayılırım, yemediğim 2 şey vardık maydonoz ve bamya Pazar günü halamıza gittik kızım içeri dalar dalmaz halasının leptopunun başına oturdu tabi gidene kadar kaldıramadık başından.. bu arada halamız bize boya verdi yüzümüzü gözümüzü boyadık resimlerini çektim Berranın bilahare göstereceğim size de:) çok şeker oldu ... Bu arada üstte gördüğünüz resim bana ait seneler önce pc de çizmiştimJ Herkese hayırlı, güzel, mutlu bir hafta diliyorum pazartesi sendromundan uzakJ   ... Devamı

Hayırlı Cumalar...

2007-01-12 10:09:00

  "Görmüyor musun; gerçekten Allah, gökyüzünden su indirdi de onu yerin içindeki kaynaklara yürütüp-geçirdi. Sonra onunla çeşitli renklerde ekinler çıkarıyor. Sonra kurumaya başlar, böylece onu sararmış görürsün. Sonra da onu kurumuş kırıntılar kılıyor. Şüphesiz bunda akıl sahipleri için gerçekten öğüt alınacak bir ders (zikr) vardır." Zümer/21   Cumamızın tüm müslüman alemine hayırlar getirmesini diliyorum. cumamız mubarek olsun...   Devamı

Evlilik

2007-01-09 09:22:00

    Evlilik, inanmadigim halde içerisinde 17 seneyi bitirdigim bir kurum benim için..   17 senede (abartmiyorum) 40 çift arkadasimin son verdigi kurum ayni  zamanda da... Evliligimin bu kadar uzun sürmesinin gizi belkide kuruma inanmamaktan  geçiyor.   Evliligi toplumun dayattigi sekilde yasamamaktan...   Nedir bu dayatmalar?   Erkegin muhakkak kadindan yasça büyük olmasi, egitim seviyesinin erkegin  lehine yada en azindan esit olmasi bunlarin sadece ikisi...   Olmaz, yürümez diyor toplum... Erkek yasça büyük olmali ki, kadina "hot"  dediginde oturmali kadin...   Yada yumusatiyorlar; efendim kadin erkekten önce çöktügü için (hani dogum  felan) küçük olmaliymis yasi...   Egitimde de böyle.. Kadinin çok okumusu bilmis olurmus, evde kalmakmis  layiki....   ESiM BENDEN 2 YAS BÜYÜK; ne "hot" dememe gerek kaldi 17 senede, ne de  benden önce çöktü...   Yillar içinde ben yaslandikça o gençlesti, "oo Can bey kapmisiniz çitiri"  esprilerine muhattap dahi oldum.   ESiM 3 ÜNiVERSiTE BiTiRDi; ben bi taneyi 9 senede bitirdim..   Ne o bana bilmislik tasladi, ne ben ona ezik baktim...   Kulaga gelen müzik tekse de, onu olusturan notalar farklidir der Halil  Cibran...   Bunu unutmadik biz. Ben konusurken o dinledi, Ben dinlerken o konustu 17  sene. O öfkeliyken ben, ben öfkeliyken o "haklisin bitanem..." dedik, öfke bitip firtina duruldugunda "ama bi de böyle düsün" de dedik fikrimizi  savunurken.   Farkli insanlar olarak görmedik birbirimizi, ayni amaç için savasan  neferlerdik bu hayatta...   Asla bilmedik ne kadar para kazandigimizi, ortak cüzdanimizdan gerektigi  kadar aldik..   Ne kadar çalarsa çalsin masanin üstünde telefon, kim bu saatte arayan  karsi cins diye sorgulamadik da ama...&n... Devamı

Saniyeler

2007-01-05 09:27:00

        86400 Saniye         Bankada bir hesap sahibi olduğunu düşün, hesabına her sabah 86.400 dolar para yatırılıyor, fakat bu paranın hepsini akşama kadar harcamak zorundasın, ertesi güne transfer edilemez. Paranı kullansan da kullanmasan da hesap her akşam sıfırlanıyor. Ne yaparsın? Tabii ki hepsini harcamaya çalışırsın; Hepimiz, Zaman adlı bu bankanın müşterileriyiz;       Her sabah 86.400 saniyeye sahip oluyoruz; yarına transfer edilemez, Her sabah hesabımız dolar, her akşam boşalır. Geri dönüş yok, saniyelerini şu anı yaşayarak harca, en iyisi bunlarla yatırım yap. Mutluluk, sağlık ve başarı için. Zaman kaçıyor. Her gün için en iyisini yap.       Bir senenin değerini anlamak için sınıfta kalmış bir öğrenciye sor.       Bir ayın değerini anlamak için, 8 aylık bir bebek doğuran anneye sor.       Bir haftanın değerini anlamak için, haftalık dergi çıkaran bir çilekeşe,       Bir saatin değerini anlamak için, kavuşmayı bekleyen sevgililere sor.       Bir dakikanın değerini anlamak için, trenin kaçıran yolcuya sor.       Bir saniyenin değerini anlamak için, bir kazayı önleyemeyen sürücüye sor.       Bir saniyenin yüzde birinin değerini anlamak için olimpiyatlarda gümüş madalya kazanan koşucuya sor.       Her anını değerlendir, her dakikanı çok özel biriyle paylaş. Zamanına ortak edebileceğin kadar özel biriyle.       Unutma! Zaman hiç kimse için durmaz. Geçmiş zaman tarihtir. Gelecek zaman sırlar, mechullerle dolu.       Sadece şu an sana verilen gerçek bir armağandır.   Ahmet KABAKLI    ... Devamı

Ne biçim hikaye bu?

2006-12-27 10:56:00

  Ne Biçim Hikaye Bu?   Ne biçim hikaye bu? Herhangi bir özelliği olmayan , sıradan bir kızın başı ve sonu olmayan hikayesi.. Hani sıkıcı, monoton, bomboş bir gün geçer ve ardından anlatılacak hiçbir şey yoktur ya, işte onun gibi bir şey bu.. Bir kız var ve bir de onun hikayesi..Açmak gerek şimdi bu kız ve hikayesi bahsini.. Bir kız var, üzerinde başkalarınca giydirilmiş kıyafeti ve başkalarınca yazılmış hayat hikayesi.. Demişler ki beyaz giyme kirlenir, pembe hiç olmaz artık çocuk değilsin ki sen, kırmızı çok dikkat çeker, yeşil -dürüst olmak gerekirse- sana hiç gitmiyor, yasta değilsin çok şükür neden siyah giyinesin, mavi evet mavi sana en çok yakışan renk, mavi giymelisin yani.. Neyse efendim mavi elbiseli bir kız var ve onun başkalarınca yazılmış hikayesi.. ah gene istemeden yanlış söyledim, galiba acele ettim, elbise nerden çıktı şimdi.. Evet kıyafet mavi ama elbise değil tabi ki, bir ceket ve altında bir pantolon, ceket uzun efendim, pantolon da elverdiğince geniş, maşallah tesettür sağlanmış gibi gözüküyor. Tesettür deyince başörtüsünü nasıl unuturuz efendim! Yalnız, eşarbın önce markasını, sonra renk ve desenini ardından da örtüş şeklini belirlememiz lazım, hatta her biri için ciddi çalışmalar gerek..Hafife alınacak bir şey değil haliyle mavi ceket ve pantolon giymiş bir kızın başını örtmek.. Ben derim ki, olmuşken en iyisi olsun, parada vermiyoruz hazır, Yahudi mahudi deyip işi bulandırmayalım; alalım en iyisini işte, kızcağızın gönlü olsun, haklısın diyen seslerinizi işitir gibiyim, hepimiz de pek gönlü zenginiz maşallah.. Şimdi mavinin üzerine hangi renk gider acaba, bak kırmızı dikkat çeker dendi ama bence eşarpta biraz bulunsa renk katar, e beyaz da açar tabi, uyumlu olsun diye bir de mavi.. tamaam mavili-kırmızılı-beyazlı bir eşarp istiyoruz hanımefendi, yardımcı olur musunuz? -Tabi, işte tam aradığınız eşarp! -Aa ne yazıyor ayol bunu üstünde, ne bu yazılar bayraklar falan.. -Bu yıl moda böyle,ama isterseniz....- Dur bakalım moda mı dedi... Devamı

Gözlerine bakmaya kıyamam

2006-12-25 10:24:00

                        Çocuksun sen, her ayrılıkta imlası bozulan,. .Kirpiklerime düşüyorsun bir çiy damlası olarak Yumuyorum gözlerimi göz kapaklarımın içindesin Sonsuz bir uykuya dalıyorum sonra ve sen Hiç büyümüyorsun artık iyi ki büyümüyorsun . .Çocuksun sen alnına kırlangıçlar konan . Bir rüzgâr esse ellerin fesleğen kokuyor Kırlangıçlar konuyor alnına akşamüstleri Bu yüzden bir kanat sesiyim yamaçlarda Üzgün bir erguvan ağacıyla konuşuyorum Ayrılığın zorlaştığı yerdeyim ve dalgınlığım Bir mülteci hüznüne dönüyor artık bu kentte .  Çocuksun sen ve bu dünya sana göre değil ...       Ahmet Telli... ... Devamı

Çocuklar çiçektir...

2006-12-22 11:12:00

Çocukların Cinsel Sömürüsüne Karşı Siyah Gün    Saygıdeğer Okuyucular; Dünyada çocukların cinsel istismarı 20 milyar dolarlık bir utanç sektörü oluşturmustur.Milyarlarca çocuk bu iğrenç çarkın içinde sömürülmektedir.Bizler internet kullanıcıları olarak bu kirli çarkın artık dönmemesini ve kökünden kırılmasını istiyoruz.Sitelerimizi karartmamız belki bir çözüm değil ama bilinçli bir uyanışın ilk adımları olsun.Biz bloglarımızı kararttığımızda Vicdanı kararanların Yüzleri kızarmayacak ama bu bilinçli bir kesimin hala vicdanlarının kararmadığını gösterecekMilyonlarca çocuğun cinsel istismarını önleyip hayatlarının kararmasını engellemek maksadı ile 23 Aralık Cumartesi Günü bir gün süre ile ekranlarımızı karartıyoruz... Çocukların cinsel sömürüsüne karşı SİYAH GÜN Çocukların cinsel sömürüsüne karşı 23 Aralık Cumartesi günü 1 gün süreyle internet sitelerimizi karartalım. İnternet sitelerimizi karartarak Çocuklara, insanlığa yapılan bu saldırıyı protesto edelim. Haydi!   Ayrınyılı bilgi için www.blogcu.com/hussoloji  ... Devamı

Hayırlı Cumalar...

2006-12-22 09:51:01

    " Ey insanlar, eğer öldükten sonra dirilmekten şüphede iseniz, şu muhakkak ki, Biz sizi topraktan, sonra nutfe (sperma) den, sonra alaka (yapışkan bir madde)dan, sonra da uzuvları görünen ya da görünmeyen bir et parçasından yaratmaktayız ki, size (ne olduğunuzu) anlatalım. Dilediğimizi de belli bir süreye kadar rahimlerde durdururuz. Sonra sizi bir bebek olarak çıkarırız, sonra da olgunluk çağına gelmeniz için geliştiririz. Bununla beraber, içinizden kiminizin canı alınıyor, kiminiz de biraz bilgiden sonra birşey bilmemek üzere, ömrünün en kötü devresine getiriliyor. Yeryüzünü de sönmüş kül halinde görürsün; ama üzerine su indirdiğimiz zaman harekete geçer, kabarır ve her dilber çiftten bitkiler bitirir."   "İşte bunlar, Allah'ın şüphesiz hak, muhakkak ölüleri diriltiyor ve gerçekten herşeye gücü yetiyor olmasındandır."   Hac/5-6 Devamı

LENS

2006-12-19 12:59:00

                 Brenda yamaç tırmanışı yapmak isteyen genç bir kadındı. Bir gün cesaretini toplayarak bir grup tırmanışına katıldı. Tırmanacakları yere vardıklarında, neredeyse duvar gibi dik, büyük ve kayalık bir yamaç çıktı karşılarına. Tüm korkularına rağmen, Brenda azimliydi. Emniyet kemerini taktı, ipi yakaladı ve kayanın dik yüzüne tırmanmaya başladı.     Bir süre tırmandıktan sonra, nefeslebilecegi bir oyuk buldu.. Orada asılı dururken, gruptan yukarıda ipi tutan kişi dalgınlığa düşerek ipi gevşetiverdi. Aniden boşalan ip, hızla Branda nın gözüne çarparak lensinin düşmesine neden oldu.     Lens çok küçüktü ve bulunması neredeyse imkansızdı. Lens yamacın ortasında bir yerlerde kalmıştı ve Brenda artık bulanık görüyordu. Ümitsizlik içinde Brenda, lensini bulması için Allah’a dua edebilirdi yalnızca.     Ve içten içe düşünüp dua etmeye başladı.    - “Allahım! Sen şu anda buradaki tüm dağları görürsün. Bu dağlar üzerindeki her bir taşı ve yaprağı bildiğin gibi, benim lensimin yerini de biliyorsun. Onu bulmama yardım et.”     Patikalardan yürüyerek aşağı indiler. Aşağı indiklerinde, tırmanmak üzere oraya doğru gelen yeni bir grup gördüler. İçlerinden biri     “Aranızda lens kaybeden var mı?” diye bağırdı.     Brenda’nın sonradan öğrendiğine göre, lensi bir karınca taşıyordu ve karınca yürüdükçe yavaşça kayanın üzerinde hareket edip parlayan lens kızların dikkatini çekmişti.    Eve döndüklerinde Brenda lensini nasıl bulduklarını babasına anlatacak ve bir karikatürcü olan babası da ağzıyla lens taşıyan bir karınca resmi çizerek, karıncanın üzerindeki baloncuğa şunları yazacaktı:    “Allahım! Bu nesneyi neden taşıdığımı bilemiyorum. Bunu yiyemem ve neredeyse taşıyamayacağı... Devamı

Hayırlı cumalar...

2006-12-15 09:41:00

            De ki: "Allah'a itaat edin, Peygambere de itaat edin. Eğer yüz çevirirseniz artık (Peygamberin) üzerine düşen, sadece kendisine yüklenen (vahyi duyurma ve açıklama görevi)dir. Sizin üzerinize düşen de, size yüklenen (itaat görevi)dir. Eğer ona itaat ederseniz, doğru yolu bulursunuz. Peygamberin üzerine düşen apaçık bir tebliğden başkası değildir.""   Nur/54   Cumamız Hayır ve bereketle geçsin, Rabbim tüm inanan ve bu gün ellerini kaldırıp, can-ı yürekten dua eden kullarının dualarını kabul eylesin, dertlilere deva, borçlulara eda, hastalara şifa nasip etsin... dua ederken şu aciz kulu da hatırlayıp, hayrımız için duada bulunursanız, sevineceğim..    ... Devamı