Salaklığın tarihi...

2007-05-24 09:02:00

  Günaydın; BU aralar hastahane ziyaretleri var gündemimizde.. Kardeşim tugbatugba nın  sevgili nişanlısı Mehmet böbrek taşını aldırdı, elhamdülillah iyi bugün çıkacakmış hastahaneden, ve bir de eşimin eniştesi, burnundan ameliyat oldu dün, hem et hem de kemik alınmış, Rabbim her ikisine de acil şifalar versin inşaallah...   Bir arkadaş, mail yoluyla göndermiş, okuyunca hoşuma gitti, sizlerle de paylaşmak istedim:) ilginç insanlar...       Bob Fenster'in "Salakligin Tarihi" kitabindan örnekler . . .  * Arizonali bir adam kelepçelerle oynarken  kendini kelepçeledi ve anahtari bulamadi... Kendisini kurtarmak için çilingir çagirmak yerine polisi arayinca basi belaya girdi... Onu kelepçeden kurtaran polisler, ödenmemis bir kefalet borcu bulundugunu belirleyince onu yeniden kelepçelediler...  * Gillette sirketi 1902 yilinda güvenli jilet satmaya basladiginda yüzlerce erkek satin aldi... Sonra da bu jiletlerin sakallarini kesmedigini söyleyerek onlari çöpe attilar... Gillette yetkilileri, mutsuz müsterilerin tiras olmadan önce jiletin sarildigi kagidi çikarmadiklarini fark ettiler...  * Chevrolet, yeni model arabasi için "Nova" ismini buldu ama sonra arabayi Latin Amerika'da satamayacaklari anlasildi... Çünkü "Nova", Ispanyolca'da "gitmez" anlamina geliyordu...  * 1932 yilinda Los Angeles olimpiyatlarinda Fransiz atlet Jules Noel'in disk atmada kirdigi olimpiyat rekoru sayilmadi...  Çünkü atisi izlemesi gereken bütün hakemler, sirikla yüksek atlama yarismasini izlemek için arkalarini dönmüslerdi...  * 1840'da ABD baskanligina seçilen William Henry Harrison, çok soguk bir günde Washington'da açik havada düzenlenen göreve baslama töreninde sapka ve palto giymeyi reddederek yaptigi uzun konusma sonucu zatürre oldu... Yeni baskan sadece bir ay görev yaptiktan sonra öldü...   * Meksika'daki bir saglikli yasam merkezinin sahibi, vasiyetine m... Devamı

selam..

2007-05-17 10:30:00

  Merhaba Bakıyorum da ben de byuarsiyu’laştım heJ 1 yazı yaz 2 hafta dinlen:P   Çok yoğunduk, çalışanlarımızın tc kimlik nolarıyla uğraştık, tüm personel 390 civarında olunca bitmiyor kolay beri…   Dişçiye gittim geçen gün, karşılıklı iki dolgulu dişim vardı, malzeme sebebi ile birbirlerini kırmışlar nasıl olduysa, ikisinin de dolgusunu yenilettim, unutmuşum dişçi koltuğunda oturmayı çenem ağrıdı vallaJ Alahtan çok rahat, muhabbeti seven bir dişçim var, zaman geçiverdi koltukta… Elhamdülillah bundan başka problem yokmuş, sağlam bir çene yapım varmış ööle dedi kendileri:P pek de kuvvetli değildir aslında iş konuşmaya gelince ama neyse..   Artık gece yatarken kızımın saçlarını örüyoruz, çok daha rahat uyuyor saçlarından rahatsız olmuyor J   Babası kızıma yeni bir çocuk arabası almış, eskisi bayağı problem yaşatır olmuştu, birkaç yer kırıldı,  kapanmıyordu vs… Biraz da onunla gezsin bakalımJ Koca kız oldu hala yolun yarısında “beni kucana al” diye tutturabiliyor çocuk işteJ   Diyetimi merak eden arkadaşlara hitaben; rejim bitti 4 kilo verebildim, söylenenin yarısı:P ama olsun bana yetti bile, gerçi hala dikkat etmeye devam ediyorum…   Yüzmeye ihtiyacım var babaaaaaaaaaaa ( kendisi indirim yaptıracaktı hala yaptırmadı da:P)   Bu arada anneler günümü kutlayan herkese çok teşekkür ederimJ çok memnun oldum, daha küçük anneyiz ya kimse anne yerine koymuyor bizi buralardaJ))   19 mayıs cumartesine denk geliyor çook üzüldümL cumaya gelseydi belki yarım gün tatil neyim olurduJ   Hamd ve övgü  yüceler yücesi Allah’a olsun, O’dur kimseye muhtaç olmayan, herkes O’na muhtaç,  yaralı gönüllerimiz, merhametine aç… Rahmetinle ferahnak et ki savruluyor yüreğim…   ... Devamı

Ruh halim...

2007-05-09 10:20:00

Güneş bir başka güzel bu sabah, bulutların ardından göz kırpıyor yüreğime,  görebildiğim tek tük ağaçlar ağız birliği etmişler şarkımızı söylemeye, herkeste bir telaş, bense olabildiğince dingin, rahat adımlarla işime gidiyorum, kulağımda kulaklığım, dünyadaki en güzel kelimelerin bir araya geldiği Allah kelamı… huzur veriyor kelimeler, derin bir nefes alıyorum ve hamd ediyorum tekrar tekrar…   Güneş gözlüğümü bulamıyorum kayıp ettim evin içinde, gözlerimi kısmaktan başım ağrıyor bugünlerde, ama olsun yine de baharın esintileri ruhumu okşuyor sıcak sıcak…   Bu günlerde Berra’yı dışarıda gezdirmek bir işkenceye dönüştü, görebildiği her şeye kendi bakmak, karıştırmak ve elimizi tutmadan kendi yürümek istiyor, bakalım nasıl atlatacağız bu dönemi, Akşam parka götürdüm 1 saatliğine, kaya kaya helak oldu, bilir misiniz bilmem ama bu kaydıraklardan kayınca çocuklar elektrik yükleniyor sürtünmeden dolayı, çocuğu düşmesin diye her tutuşumda cereyana tutuluyoruz beraberceJ her kaydığında saçlarının tümü dikeliyor sonra yatışıyor…   Uzun zaman olmuş bakıyorum son yazımın tarihine, Ruh halim işte, bozulmaz pek, ama bozulunca da düzelemiyor bir türlüJ   Bu arada ufak bir diyet yapıyorum, 2 haftalık bir diyet.. ağır değil, kolay uygulanıyor, ama aç kalmayı unutmuşumJ son haftam pazartesi bitiyor, şimdilik 2 kilo verdim, hedefim 6 kilo fazla değil, bakalım son güne kadar kilo kaybım ne kadar olacak…   Yazlık kıyafetlerimi özlemişim rahat,  hafifJ   Allah’a  hamd olsun öğretilen tüm kelimeler, yeryüzüne düşen yağmur damlacıkları ve kar taneleri adedince…   ... Devamı

yakarış...

2007-04-30 09:13:00

    Allah'ım; Bu yük Senden, çekeceğim, na'çarım... Senden Sana sığınır, Sana kaçarım...   Devamı

Hayatımızda hala değişiklik yok...

2007-04-26 11:05:00

Merhaba Uzun zaman olmuş uğramayalı blokcuğuma, bu aralar pek yazma heveslisi değilim nedense canım sıkkın biraz… Gezemiyorum bile dostları… Arabamız hala serviste çıkmadı exper olayları falan da girince araya tamire geç başlamışlar… Bu arada hele şükür telefon alabildim.. Aylardır telefon beğenemiyordum almam da gerekiyordu Ben de kapadım gözümü ve aldım Nokia N72, inşallah kullanabilirim. Büro da çok da yoğunum bu aralar, sıkıntıyla birleşince iyice bunalım oldum J Neyse Rabbim hayırlı kapılar açsın inşallah en kısa sürede… Şimdiden iyi hafta sonları diliyorum artık haftaya kadar yazamam herhalde… ... Devamı

cumanın gelişi perşembeden belli olurmuş:)

2007-04-19 11:21:00

    Ne kadar doğru bir felsefedir tartışılır ama;   HAYYAM DERKİ; ŞU DüNYADA NE VAR KENDiNE DERT EDiNECEK... GüN GELECEK CAN BEDENDEN GiDECEK. ŞU YEŞiL OTLARIN üSTüNDE iKi GüN SEFA SüR; ZiRA YAKINDA ONLAR SENiN üSTüNDE SEFA SüRECEK...   Demiş Ömer HAYYAM.. kendine dert edililecek dert vardır, dert edinilmeyecek dert vardır ben böyle düşünüyorum Bu arada Ömer Hayyam hakkında bilgisi olan var mı? doğru yoldan şaşmış diye duymuştum ben, ne kadar doğru bilmiyorum ya bir kitabını okumuştum, kendi hayatını anlatıyordu, ismini hatırlamıyorum şuan, bir kadına olan aşkını anlatıyordu kitapta... meşru bir ilişki değildi ama bu aşk... her neyse, havalardan olsa gerek her tarafım tutulmuş, bir ağırlık var üstümde, gece de tuhaf tuhaf kabuslar gördüm, gece 3 te uyanıp ışıkları yakıp oturdum bir güzel hafta sonuna da az kaldı ne güzel hayırlı günler..... Devamı

Hafta sonu...

2007-04-16 10:48:00

  Cumartesi günü hava çok güzeldi, dolaşmak için doluştuk arabaya ve dedik bismillah.. 5 dakika geçmedi ki karşımda motosikletli bir çocuğun bir sağa bir sola yalpalayarak geldiğini gördüm ve son olarak da büyük bir gürültüyle arabamızın durduğunu… Eşime yanaşıp, adam nerde ilk sorum oldu, ben altımızda kaldı zannettim de.. Allahtan yan tarafımıza uçmuş ve de çok şükür kırık çıkık  yok olarak atlatmış.. motosikletin bir arabada bu kadar hasar açabileceğini bilmezdim..  arabanın sol yanı haşat, gramafon Skoda oluverdiJ Elhamdülillah ki biz hızlı gitmiyorduk, Saatlerce bekledik polisti, tutanaktı v.s Elhamdülillah diyorum verilmiş sadakamız varmış, Motosiklet trafikten men edildi, bir sürü de ceza ve üstüne bizim arabanın masrafları… Yani zor bir hafta sonuydu J Allah kazadan beladan korusun cümlemizi… Hayırlı bir hafta başı dilerim J ... Devamı

Hayırlı Cumalar...

2007-04-13 10:57:00

  Zülkarneyn Aleyhisselam ordusuyla gece yolda giderken ordusuna: - Ayağınıza taklan şeyleri toplayın, diye emir verir. Ordu bu emri duyunca; içlerinden bir grup: -Çok yürüdük, çok yorgunuz. Gece vakti bir de ayağımıza taklan şeyleri toplayarak boşuna ağırlık mı yapacağız. Hiçbir şey toplamayalım, diyerek hiçbir şey toplamıyorlar. İkinci grup ise; - Madem Komutanımız emretti, birazcık toplayalım, emre muhalefet etmeyelim. Zira ordu komutanına itaat etmek gerekir, diyerek az bir şey topluyorlar. Üçüncü grup ise; -Komutanımız bir şeyi boşuna emretmez. Muhakkak bildiği bir şey vardır. Bir hikmeti vardır, diyerek bütün abalarını ağzına kadar doldururlar. Sabah olduğunda bir de bakıyorlar ki, meğer bir altın madeninden geçmişler de, ayaklarına değen şeylerin altın olduğunun farkına varamamışlar. Bunu anlayınca: Hiç almayan birinci grup; -Ah niçin almadık! Nasıl dinlemedik komutanımızın sözünü. Keşke alsaydık! Bir tane bari alsaydık diyerek pişman oluyorlar. Az alan ikinci grup ise; -Ah ne olaydı da biraz daha fazla alsaydık. Ceplerimizi, abalarımızı hınca hınç doldursaydık diye sitem ediyorlar kendilerine. Çok alan üçüncü grup ise: - Keşke gereksiz, lüzumu olmayan eşyalarımı atsaydım, daha çok toplasaydım. Her şeyimizi doldursaydık, daha fazla alsaydık diyerek, fazla almalarına rağmen üzülüyorlar. İşte bu misalde olduğu gibi, Ahirette bütün insanlarda bunun gibi ağıtlarda bulunacak. Kafir olan; - Keşke iman etseydik, keşke inansaydık da hiç olmasa Cehenneme girdikten sonra iman etmemiz sonucunda Cennete girseydik, ebedi cehennemden kurtulsaydık, Mümin, fakat az sevabı olan; -Keşke biraz daha sevap işleseydim de, biraz daha ikrama mazhar olsaydım. Mümin,çok sevabı olan ise; -Ah ne olaydı da Makamımı biraz daha yükseltecek bir vakit daha namaz kılsaydım, biraz daha fazla sadaka verseydim,oruç tutsaydım, biraz daha sevap işleyecek ameller yapsaydım... diyeceklerdir. Rabbim bu misallerden ders almak nasip etsin...... Devamı

Berranın doğum günü notları..

2007-04-11 15:59:00

      Dün yani 9 Nisan  minik kelebeğimin doğum günüydüJ Ulusca kutladık hanımefendiyi:P Dün öğleden sonra izin aldım ve hazırlık yaptık annem ve dayı kızı yasemin ile.. aile içi bir toplantı niteliği taşıyordu bizim doğum günü kutlamamız, yani akrabaların görüş gününe dönüyor J Bu vesile ile buluşulmuş oluyoruz. Hanım efendi tam 24 aylık yani 2 yaşını doldurdu..     Daha dün gibi dünyaya geldiği günJ 29 Mayıs hastanesinde  dünyaya geldi kızım (reklamlaaaar) çok memnun kaldım bu arada hastanenin bakımından ilgisinden bunu da söylemeden geçemeyeceğim.. Teyzesinin aldığı kıyafetleri giydirdik, kavun içi balon etek ve üzerine beyaz t-shırt , kısa kolluydu üzerine giydiği, ortalıkta dolanıp durdu çıppak çıppak geziyom diyeJ Bol bol resim çektim birkaç tanesini siz de görüyorsunuzJ     Bu yazıyı beraber yazmaya çalışıyoruz malumunuz ne kadar güzel yazabileceğimiz kızımla beraber.. Ben pes ediyorum hadi herkese hayırlı gecelerJ   (Bakım çalışması sebebi ile anca şimdi eklenebildi 11 Nisan 2007 Çarşamba)      ... Devamı

Padişah ile esir...

2007-04-06 10:54:00

     Bir padişahı işittim: bir esirin öldürülmesini emretmiştir. zavallı esir, ümitsizlik içinde, kendi dilince padişaha sövüp saymağa başladı. "canından el çeken, gönlünde ne varsa söyler" demişler ya.   * İnsan ye'se düştü mü, mağlup kedinin köpeğe saldırması gibi, dilini uzatır.   * Zaruret vaktinde kaçma imkanı kalmayınca el, kılıcın ağzına yapışır.        Padişah, esirin ne söylediğini sordu, iyi kalpli vezirlerden biri; " Öfkelerini yenenler ve insanları afedenler... diyor, padişahım" cevabını verdi.      Hükümdar esire acıdı, onun kanını dökmekten vazgeçri. Ama ilk konuşana zıt giden bir vezir dedi ki; "Bizim gibi kimselere padişahın huzurunda sözün doğrusunu söylemekten gayrısı yakışmaz. İşte bu esir, padişaha küfretti, uygunsuz laflar söyledi."      Hükümdar bu söz üzerine yüzünü buruşturdu; " Bana onun bu yalanı, dedi, senin söylediğin şu gerçekten daha hoş gelmişti. Çünkü o yalan bir iyilik içindi. Halbuki bu gerçek kötülüğe dayanıyor. Nasıl ki bilgeler " İyilik için söylenen yalan, fitne koparan doğrudan iyidir" demişler..."   * Her sözü padişaha geçen bir kimse iyilik dışında bir şey söylerse yazık olur. Feridun'un köşkünde kemere şunlar yazılmıştır;   "Cihan kimseye kalmaz, ey kardeş! Gönlünü Yaradana bağla o kadar. Dünyanın mülküne dayanıp güvenme; o senin gibi niceleri besleyip, öldürdü. Temiz can göç yolunu tuttuktan sonra ha taht üzerinde ölmüşsün, ha toprak üstünde..." Sadi/Gülistan   ...Cumanız hayır ve bereket üzere geçsin...  ... Devamı